25 sonuçtan 1-12 arası gösteriliyor

Yağmuru Seven Adam

26.25

Şehirdeki insanın doğayla ilişkini anlatan Yağmuru Seven Adam, ressam Ekin Büyükşahin Pöğün’ün resimlediği sessiz bir kitap. İçinde hiç metin bulunmayan bu sessiz kitap, okurlara sözcüklerin değil, resimlerin, renklerin gücüyle sesleniyor. Resimlerle harekete geçen hayal gücü ise tek bir kitabın içinde sayısız hikaye bulabiliyor.

Pöğün’ün dingin bir rüyayı andıran resimleriyle her okur kendi hikayesini bulacak, Yağmuru Seven Adam ise kendi yağmur bulutlarını…

Devamını oku

Kedilerin Kayıp Adası Kedunya

33.75

Yaşadığı binanın on ikinci katından sokakları izleyen, sıradan bir ev kedisi Baget…

Günün birinde, sokaklarda yaşayan güzel mi güzel bir tekire gönlünü kaptırıyor. Ama hiç kolay değil Mırrlana’nın kalbini kazanmak. Baget’in geçmişe yolculuk edip atalarının kayıp diyarı Kedunya’ya gitmesi ve kedilere dokuz can veren çiçeği getirmesi gerekiyor.

Baget’in işi zor. Sokakların asi delikanlısı kara kedi Kara’nın sinsi planlarıyla mücadele etmek ve kedilerin kaderini belirleyecek bir yolculuğu başarıyla tamamlamak zorunda.

Mizahi anlatımıyla okurunu heyecan dolu bir kedi mitine ortak eden Kedilerin Kayıp Adası Kedunya, bugün şehirleri yuva edinmiş kedilerin dünyasının kapılarını aralıyor.

Sepete Ekle

Kuzey Ormanında Bir Gece

33.75

Güneşli köyde gün, her zamanki gibi başlamıştı…

Ama o gün, diğerlerinden çok farklı olacaktı. Davetsiz misafirler adım adım köye yaklaşıyordu. Güneşli köyün sakinleri ise başlarına geleceklerden habersizdi.

Bildikleri tek bir şey vardı, o da İnsan Hırsızları ne zaman bir köye ayak bassa, sakinleri sır olup giderdi başka diyarlara. Bir tek Tormi farkındaydı. Bir tek o bir arada kalmanın nasıl mümkün olduğunu biliyordu…

Kuzey Ormanında Bir Gece, Güneşli köy sakinlerinin odalarla dolu bir koridorda ilerleyerek dayanışmaya giden yolu keşfettiği, heyecan dolu bir serüven.

Sepete Ekle

Okulun En Tuhaf Kızı

33.75

Her şey Çimen’in eski bir konağa taşınmasıyla başlar…

Çimen yeni odasında eşyalarını yerleştirirken, köşede saklı bir bisküvi kutusu bulur. Bu kutunun içinde, onu 1962 yılına götürecek bir çay fincanı vardır.

Çimen, 1962’de kendi odasında yaşayan Yağmur’la işte böyle tanışır. Müziğe, Bob Dylan’a ve edebiyata duydukları tutku sımsıkı bağlar onları.

Okulun En Tuhaf Kızı, okurları Dylan’ın büyülü şarkılarıyla 60’lı yıllara götüren, zaman ve mekanın ötesinde bir dostluk hikâyesi.

Sepete Ekle

Ormanın Şarkısı

33.75

Uçsuz bucaksız topraklarda, tek başına yaşayan bir ağaç varmış… Hayvanlarla ve rüzgarla dost olsa da hep bir özlem taşırmış içinde. Dallarına başka dalların değdiğini hayal eder, yavru hayvanların sakarlıklarına diğer ağaçlarla birlikte gülmek istermiş. Tek başına yaşayan ağaç, hiç görmediği ormanı özlermiş…

Ormanın Şarkısı’nda, yalnız bir ağacın yeni bir yuvaya kavuşma hikayesini okuyacaksınız. Doğanın bir sesi, hatta bir şarkısı olduğunu hissedecek ve ona kulak vereceksiniz.

“Rüzgârlı günlerde ağaçların yanından geçerken yaprakların hışırtısını duyuyorsunuz, değil mi? Dikkatlice dinlerseniz, bu hışırtıların aslında bir şarkı olduğunu fark edebilirsiniz: Ormanın şarkısı…”

Sepete Ekle

Dümtek Necmi’nin Muhteşem Hikayesi

33.75

Kimler Dümtek Necmi’yi tanıyor? Bilmeyenler için hemen söyleyelim; o gelmiş geçmiş en iyi ritim ustası. Temizses Müzik Evi’nde yetişmiş efsanevi darbuka virtüözü. Peki Ali’yi tanıyor musunuz? O da Dümtek Necmi’nin en büyük hayranı. Bu ikilinin yolu, bir gün Ali’nin eskici Ekrem amcanın arabasında bulduğu bir mektup sayesinde kesişir ve Ali, daha önce hiç bilmediği zamanlar, insanlar ve duygularla tanışır.

Dümtek Necmi’nin muhteşem hikâyesini bu mektup sayesinde öğrenen Ali, bir daha asla yaz tatillerinde sıkılmayacak, hayatın ritmini kaçırmayacak ve darbukayı elinden hiç ama hiç bırakmayacaktı…

Dümtek Necmi’nin Muhteşem Hikâyesi, sadece Dümtek Necmi’nin değil, aynı zamanda bir müzik enstrümanı sayesinde anda kalarak “şimdi”yi tüm duyularıyla deneyimlemeyi öğrenen Ali’nin de hikâyesi.

Sepete Ekle

de/da Ailesi: Tuhaf bir yazım kuralı, daha da tuhaf bir aile

37.50

Değişiklikten hiç hoşlanmayan bir mahalleye yeni birileri taşınırsa neler olur? Üstelik bu aile birazcık da tuhafsa?

Yıllardır boş duran 19 numaralı evin yeni sakinlerinden söz ediyoruz: de/da Ailesi! Bu taşınma ile birlikte mahalleliler kocaman bir bilmecenin ortasında buluyor kendini: Bu çiftin sıradan sohbetler sırasında kurduğu cümlelerde bile bir gariplik var.

Bu sır perdesini aralamak için tüm komşuların davet edildiği bir buluşma harika bir fikir gibi duruyor. Ama burada işler iyice sarpa sarıyor!

Türkçede en sık yapılan hatalardan biri olan “de/da” konusunu odağına alan bu eğlenceli hikâyeyle bağlaç ve ek olan “de/da”yı kolayca ayırt edebileceksiniz.

Tuhaf ama sevimli de/da Ailesi’yle tanışmak ister misiniz?

Sepete Ekle

Hayatın Sırrı Nerede?

40.00

Can’ın canı bir gün çok sıkıldı. Ama çok! Can sıkıntısından neredeyse bayılmak üzereydi ki, kulağına ilginç bir soru çalındı: “Hayatın sırrı nerede?”

Hayatın bir sırrı mı vardı? Vardıysa da neredeydi? Can’ın mahalledeki keşif yolculuğu işte böyle başladı. Annesine, babasına, bakkal Emin amcaya, terzi Sema ablaya…

Karşısına çıkan herkese ama herkese sordu bu soruyu. Hayatın sırrı bir tebessümde mi gizliydi? Yoksa günlük rutinlerimizde mi? Müziğin notalarında mı saklıydı? Yoksa kitap sayfalarının arasında mı?

İnsanların yüzyıllardır cevabını aradığı o sorunun peşine düşme vakti şimdi!

Sepete Ekle

Rüya Bakanlığı

41.25

Üç ilham verici afacan dünyanın çok sıkıcı olduğuna karar veriyor ve dünyayı daha eğlenceli bir yer haline getirmek için bir plan yapıyor. Konuşmayı, düşünmeyi çok iyi biliyor bu üçlü. Ve Cumhurbaşkanıyla paylaşmayı düşündükleri yepyeni bir fikirleri var: Bir ‘Rüya Bakanlığı’ kurmak!

Bu bakanlığın, kapıları, tavanı ve duvarları yok! Sınırları olmayan bir bakanlık bu! Sonsuzluğa açılan bir bakanlık!

Cumhurbaşkanını ikna etmek kolay değil. Ona göre hayal kurmak bir ‘saçmalık.’ Ama bu üç kafadar kararlı, kaybedecek vakitleri yok…

Sepete Ekle

Toprak Ana Masalları

41.25

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde biri bir masal anlatmış. Sonra bir başkası, sonra bir başkası daha… Kelimelerle yaratılan bu sihirli dünyaların sıradışı bir gücü var; diyar diyar gezip insanların kalbine dokunmak.

Toprak Ana Masalları’nın başrolünde bugün artık tehlike altında olan güzel dünyamız yer alıyor. Dünyanın farklı köşelerinde anlatılan bu masalların her biri, kadim bir öğreti taşıyor. Amazon Yerlilerinden ormandaki yangını söndürmek için çabalayan minicik bir kuşun öyküsünü dinlerken, bir Hint masalından doğanın dengesine müdahale etmememiz gerektiğini öğreniyoruz. Masallara inanan bir çocuğun azmiyle çiçek bahçesine dönen çorak toprakların hikâyesini ise Avustralya Aborijinleri anlatıyor bizlere…

Bu dokuz masalda Toprak Ana gökyüzüne, toprağa, denize ve hayvanlara saygı duymamız gerektiğini fısıldıyor kulağımıza.

Sepete Ekle

Kraker Kız

41.25

Farklı olmaya dair hem çok tanıdık hem kendine özgü bir hikâye…

Bu hikâyede, kocaman bir krakeri andıran Kraker Kız ve çilek reçeliyle kaplı Reçel ile tanışacaksınız.

Onların öyküsü, herkesten farklı olduğu için çoğu zaman yalnız kalan Reçel ile Kraker Kız’ın tanışmasıyla başlıyor. İkisinin de hayata bakışını değiştirecek ve de koca bir mahalleyi şaşırtacak kadar sürprizli bir arkadaşlık hikâyesi yazılıyor aralarında.

Kraker Kız, okurları bol bol heyecan, bir sürü hayal, birkaç kraker kırıntısı ve birkaç reçel damlasıyla tatlanmış bir arkadaşlığa ortak olmaya davet ediyor.

Çocuklara, farklılıklara karşı anlayış ve hoşgörü göstermenin, hem kendinin hem de başkalarının duygularının farkında olmanın önemini anlatıyor.

Sepete Ekle

Bir Armadillo Hikâyesi

41.25

Minik armadillo Armin’in bir derdi var. O büyümek, kocaman olmak istiyor. Neyse ki Armin’in bu dileğini gerçekleştirebilecek biri yaşıyor ormanda: İltifatlarıyla tanınan Pohpoh kuşu.

Pohpoh kuşunun övgüleriyle şiştikçe şişiyor Armin ve koca bir armadilloya dönüşüyor.

Peki Armin, koca bir armadillo olunca aradığı mutluluğu buluyor mu?

Gözde Aral Ocak’ın kaleme aldığı Bir Armadillo Hikâyesi, hepimize tanıdık gelecek bir arayışı anlatıyor; olduğumuzdan farklı biri olmak istediğimiz zamanların hikâyesi bu.

Öz saygı, öz sevgi, kendine güven, mütevazılık gibi çok önemli konulara değinen Bir Armadillo Hikâyesi, çocukların çok sevdiği Ceyhun Şen’in renkli bir rüyayı andıran illüstrasyonlarıyla canlanıyor.

Sepete Ekle